2003 yılında Türkiye’ye dönen Ünal Karataş, edindiği bilgi ve deneyimi ülkesine taşımaya karar verdi. İstanbul’un önde gelen mekanlarında çalışmaya devam ederek, Türk mutfağını modern ve yenilikçi bir yaklaşımla harmanladı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde Baş Aşçı olarak uzun yıllar görev yaparak, kamu hizmetine de önemli katkılarda bulundu. Karataş, Türkiye’ye döndükten sonra, sadece geçmişin mirasını korumakla kalmadı, aynı zamanda Türk mutfağını geleceğe taşımak için de çaba gösterdi.
Geleneksel Türk yemeklerini modern tekniklerle yeniden yorumlayarak, özgün ve yenilikçi lezzetler yarattı. Kullandığı malzemelerin kalitesine ve tazeliğine büyük önem veren Karataş, her zaman en iyisini sunmayı hedefledi. Mutfakta sadece yemek pişirmekle kalmadı, aynı zamanda bir sanat eseri yarattı. Her yemeğinde, lezzetin, estetiğin ve sunumun mükemmel bir uyumunu yakalamaya çalıştı.
Karataş’ın mutfağı, sadece bir yemek mekanı değil, aynı zamanda bir lezzet laboratuvarıydı. Sürekli olarak yeni tatlar deniyor, farklı malzemeleri bir araya getiriyor ve özgün lezzetler yaratıyordu. Onun için mutfak, sonsuz bir keşif yolculuğuydu. Bu yolculukta, her zaman yeniliklere açık oldu, kendini geliştirdi ve lezzetin sınırlarını zorladı. Karataş’ın Türkiye’ye dönüşü, Türk mutfağı için bir dönüm noktası oldu.
Onun yenilikçi yaklaşımı, Türk mutfağının uluslararası alanda tanınmasına ve takdir edilmesine katkıda bulundu.