Fenomen Danla Bilic, yaptırdığı Aquafilling dolgusu sonrasında ortaya çıkan enfeksiyonlar nedeniyle 9 kez ameliyat oldu. Son operasyonun ardından karantinaya alınan Bilic’in tedavisi devam ediyor. Peki, Aquafilling dolgusu nedir ve yaptırmak isteyenlere nelere dikkat edilmeli? Merak edilenleri konunun uzmanına sorduk.
Sosyal medya fenomeni Danla Bilic, yıllar önce yaptırdığı Aquafilling kalça dolgusu sonrası yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle dokuzuncu kez ameliyat masasına yattı. Daha önce de çok sayıda operasyon geçiren Bilic’in tedavisinin devam ettiği öğrenildi.
32’nci yaşını hastanede kutladı
Danla Bilic, dokuzuncu operasyonunun ardından 32’nci yaş gününü hastane odasında kutlamıştı. Ünlü fenomen, ameliyat sonrası tedbir amacıyla karantinaya alınmıştı.
“Yaptırdığım için pişmanım”
Bilic, daha önce Aquafilling işlemi sonrasında yaşadığı sağlık sorunlarını anlatmış ve bu işlemi yaptırdığı için pişman olduğunu dile getirmişti.
Aquafilling dolgusu nedir, diğer dolgulardan farkı ne?
Danla Bilic’in yaşadıklarının ardından Aquafilling dolgusu yeniden gündeme geldi. Konuyla ilgili merak edilenleri değerlendiren Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemalettin Yıldız, sentetik hidrojel dolguların özellikle kalça ve meme gibi bölgelerde hacim artışı sağlamak amacıyla vücuda enjekte edildiğini belirtti.
Büyük oranda su içeren bu dolgular, vücutta kendiliğinden eriyen sıradan dolgu maddeleri arasında yer almıyor. İçerdikleri sentetik polimer nedeniyle kalıcı veya çok uzun ömürlü kabul edilen bu maddeler, gerektiğinde enzimle eritilebilen hyalüronik asit dolgularından ayrılıyor.
Dolgunun çıkarılması neden zor?
Aquafilling dolgusu zaman içinde dokular arasına yayılabiliyor, farklı bölgelere göç edebiliyor ve çevresinde yabancı cisim reaksiyonuna neden olabiliyor. Uzun süre belirti vermeyen bir enfeksiyon odağı da bağışıklık sistemindeki değişiklikler, travma veya başka bir cerrahi işlem sonrasında aktifleşebiliyor.
Bu nedenle yıllarca sorun yaşanmaması, ilerleyen dönemde komplikasyon gelişmeyeceği anlamına gelmiyor. Ancak her hastada aynı tablonun görülmediği; riskin uygulanan dolgu miktarına, işlem yapılan bölgeye, uygulama koşullarına ve kişinin bağışıklık yanıtına göre değiştiği belirtiliyor.
Hangi belirtiler ciddiye alınmalı?
Dolgu maddeleri kas ve yağ dokuları arasına yayılabildiği, hatta sağlıklı dokuyla iç içe geçebildiği için tamamen çıkarılmaları her zaman mümkün olmayabiliyor. Sağlıklı dokuyu korumak amacıyla ameliyatların aşamalı yapılması gerekebiliyor. Geride kalan materyalin yeniden reaksiyon oluşturması veya enfeksiyonun tekrarlaması nedeniyle bazı hastaların birden fazla kez ameliyat olması söz konusu olabiliyor.
Bu durum her hastada doğrudan hayati tehlike anlamına gelmese de sertlik, asimetri ve geçmeyen ağrı ihmal edilmemeli. Yüksek ateş, titreme, hızla büyüyen şişlik veya kızarıklık, şiddetlenen ağrı, akıntı, çarpıntı ve belirgin halsizlik gibi belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekiyor. Enfeksiyonun ilerlemesi durumunda ise hayati risk oluşabiliyor.
Estetik dolgu yaptırmayı düşünenler nelere dikkat etmeli?
Uzmanlar, estetik dolgu yaptırmayı düşünenlerin ürünün adını, içeriğini ve hangi bölge için onaylandığını mutlaka sorgulaması gerektiğini vurguluyor. İşlemin yetkili bir hekim tarafından, ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda yapılması önem taşıyor.
Büyük hacimli vücut şekillendirme amacıyla kullanılan kalıcı ve içeriği belirsiz dolgulardan uzak durulması gerektiği belirtilirken “tamamen zararsız”, “ömür boyu kalıcı” veya “kolayca çıkarılabilir” gibi vaatlere de temkinli yaklaşılması öneriliyor.